İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik "düşünme" yeteneğidir. Ancak İslam maneviyatında düşünmek; sadece günlük planlar yapmak veya bulmaca çözmek değildir. İnsanın varoluş amacını, kâinatın sırlarını ve Yaratıcı'nın azametini kavramaya yönelik, kalbi ve aklı aynı anda çalıştıran o muazzam eylemin adı başkadır: Tefekkür (تفكر).
Tefekkür, imanın "taklitten" (ezbere inanmaktan), "tahkike" (delilleriyle bilerek inanmaya) geçiş köprüsüdür. Hz. Mevlana'nın dediği gibi; "Gözün nuru, ruhun cilasıdır." Bu yazıda, modern çağın gürültüsü arasında unuttuğumuz bu kıymetli ibadeti nasıl hayatımızın bir parçası haline getirebileceğimizi konuşacağız.
Tefekkür Nedir? Felsefe Değil, İbadet
Genel anlamda düşünmek, zihinsel bir aktivitedir. Ancak İslami tefekkür; zihnin verilerini kalbin süzgecinden geçirerek Allah'a ulaşma çabasıdır. Rastgele hayallere dalmak değil; bir çiçekte El-Musavvir ismini, bir gök gürültüsünde El-Celâl ismini, bir annenin şefkatinde Er-Rahîm ismini okuyabilmektir. Amacı sadece "bilmek" değil, "Allah'ı tanımak ve sevmek"tir (Marifetullah ve Muhabbetullah).
Kur'an Bizi Düşünmeye Çağırıyor
Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de bizi "körler ve sağırlar" gibi yaşamaktan sakındırır ve ısrarla tefekküre davet eder:
Akıl Sahiplerinin Özelliği
(Âl-i İmrân Suresi, 3:190-191)
...وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Anlamı: "...Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde derin derin düşünürler (tefekkür ederler) ve şöyle derler: 'Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!'"
Bu ayet bize tefekkürün formülünü verir: Gözlem + Düşünce = Dua ve Hayret.
Neden Tefekkür Etmeliyiz?
Tefekkür, manevi hayatımızda şu kilitleri açar:
- Marifetullah (Allah'ı Tanımak): Sanat eserine bakıp Sanatkâr'ı tanımaktır. Resmi görüp Ressam'a hayran olmaktır.
- Gafletten Uyanış: Rutinleşen hayatı ve alışkanlıkları kırar. "Ben kimim, nereye gidiyorum?" sorusunu sordurur.
- İmanı Güçlendirmek: Şüpheleri giderir. İnsana "Bu kâinatın sahibi var ve O beni görüyor" bilincini (Yakîn) kazandırır.
- Haşyet ve Sevgi: Allah'ın büyüklüğünü düşünen O'ndan korkar (saygı duyar), nimetlerini düşünen ise O'nu sever.
Pratik Tefekkür Rehberi: Nasıl Yapılır?
Tefekkür için illa seccade başında olmanız gerekmez. İşte günlük hayata entegre edebileceğiniz 4 tefekkür penceresi:
1. Doğa Okuması (Kâinat Kitabı)
Pencerenizden bir ağaca bakın. Kışın kupkuru olan o odun parçasının, baharda nasıl çiçek açtığını, yeşerdiğini ve meyve verdiğini düşünün. Ölmüş toprağı kim diriltiyor? O meyveye tadını, kokusunu ve rengini kim yerleştirdi? İşte bu düşünce sizi El-Muhyî (Dirilten) ve El-Kerîm (İkram Eden) isimlerine götürür.
2. Öz Benlik Okuması (Enfüsi Tefekkür)
Aynaya bakın veya elinize. Parmak izinizin dünyada tek olduğunu, kalbinizin siz uyurken bile hiç durmadan çalıştığını, gözünüzün nasıl gördüğünü düşünün. Bu muazzam sistemin tesadüf olamayacağını idrak etmek, sizi El-Hâlık (Yaratan) ismine secde ettirir. "Nefsini bilen, Rabbini bilir."
3. Kur'an Okuması
Sadece yüzünden okuyup geçmek değil; bir ayeti okuyup durmak ve "Rabbim burada bana ne söylüyor? Bu mesajın benim hayatımdaki karşılığı ne?" diye sormaktır.
4. Muhasebe: Öz Eleştiri
Günün sonunda; "Bugün Allah için ne yaptım? Hangi hatayı işledim? Neden öfkelendim?" diye kendini sorgulamaktır. Bu, insanı tövbeye (Et-Tevvâb) götürür.
Büyüklerden Tefekkür İncileri
İslam alimleri tefekkürü bir "kalp ilacı" olarak görmüşlerdir:
- Hasan-ı Basrî (k.s): "Bir saat tefekkür, bir gece (nafile) ibadetten hayırlıdır." (Çünkü tefekkür şuur kazandırır, şuursuz ibadet ise alışkanlıktır.)
- İmam Gazali (k.s): "Tefekkür, hayır ve şerri görmeni sağlayan bir aynadır."
Unutmayalım; paslanan demir nasıl cilalanırsa parlar, gafletle kararan kalpler de ancak zikir ve tefekkürle parlar. Rabbim bizlere, kâinat kitabını okuyabilen "basiretli" gözler ve tefekkür eden "uyanık" kalpler nasip etsin.
Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.
Editör: Sevda Ç.
