Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Allahtan Razı Olmak Nefsi Radiye Mertebesi ve Huzuru

  • Yayınlama: 02 Mayıs 2025
  • Güncelleme: 14 Ocak 2026
  • 827
  • 4-5 dk

İnsanın manevi yolculuğunda öyle bir durak vardır ki, orada "Keşke"ler biter, "Neden ben?" soruları susar ve yerini derin bir "İyi ki"ye bırakır. İşte bu huzur limanının adı Nefs-i Râdiye'dir. Mutmainne (huzura ermiş) nefis, bu mertebeye yükseldiğinde artık başına gelen belayı da, lütfu da aynı tebessümle karşılar. Çünkü bilir ki, acı ilaç da tatlı bal da aynı Şifacı'nın elinden gelmektedir. Bu makam, kulun Rabbinden şikayet etmeyi bırakıp, O'nun her hükmüne "Başım gözüm üstüne" diyerek razı olduğu aşk makamıdır.

Nefs-i Râdiye Ne Demek?

Kelime kökü "Rıza"dan gelir. "Râdiye"; razı olan, hoşnut olan demektir. Bu makamdaki insan, Allah'ın kaza ve kaderine itiraz etmez. Kahrı da hoş görür, lütfu da. Bu hal, Fecr Suresi'ndeki o muazzam davette gizlidir:

Rabbine Dön Çağrısı

(Fecr Suresi, 28. Ayet)

اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً

Okunuşu: İrci'î ilâ Rabbiki râdiyeten mardiyyeh.

Meali: "Sen O'ndan razı (Râdiye), O da senden razı (Mardiyye) olarak Rabbine dön."

Râdiye Makamındaki İnsanın Özellikleri

Bu makama erişen bir mümin, dışarıdan bakıldığında herkes gibidir ama iç dünyasında şu devrimleri yaşamıştır:

  • Şikayet Biter: Hastalandığında "Neden hasta oldum?" demez; "Rabbim bana şifa ismiyle tecelli etmek istiyor" der.
  • Hüsn-ü Zan (Güzel Düşünce): Olayların dış yüzündeki çirkinliğe takılmaz, arkasındaki hikmeti arar.
  • Acıdan Lezzet Almak: Tıpkı bir annenin evladının iyiliği için yaptığı acı iğneye razı olması gibi, Allah'tan gelen zorluklara "O'ndan geldiği için" severek katlanır.
  • Teslimiyet: Gelecek kaygısı ve geçmiş pişmanlığı biter. "O neylerse güzel eyler" düsturu kalbine yerleşir.

Rıza Makamına Nasıl Ulaşılır?

Nefs-i Râdiye, çalışarak kazanılan bir makam değil, Allah'ın bir lütfudur. Ancak kulun bu lütfa talip olması için şu adımları atması gerekir:

Manevi Reçete

1. Muhabbetullah (Allah Sevgisi):

Seven, sevdiğinin her yaptığına razı olur. Kalbi Allah sevgisiyle doldurmak (Ya Vedûd zikri ile), rızanın anahtarıdır.

2. Kadere İman:

Başımıza gelen her şeyin Levh-i Mahfuz'da yazılı olduğunu ve Allah'ın izni olmadan yaprağın bile düşmeyeceğini idrak etmek.

3. Şükrü Artırmak:

Sadece nimete değil, yokluğa da şükredebilmek. "Verdiğine de, aldığına da hamdolsun" diyebilmek.

Tasavvufta Rıza Hali: Ariflerin Sözleri

Gönül sultanları bu makamı şöyle tarif etmişlerdir:

  • Cüneyd-i Bağdadi (k.s): "Rıza, belayı nimet saymaktır."
  • İbn Atâullah el-İskenderî: "Senin için O'nun seçtiği, senin kendin için seçtiğinden daha hayırlıdır. Yükü O'na bırak, rahat et."

Sonuç: Sen Razı Ol ki, O da Senden Razı Olsun

Allah'ın bizden razı olması (Mardiyye makamı), bizim O'ndan razı olmamıza (Râdiye makamı) bağlanmıştır. Hayatın zorluklarına kaş çatmak yerine, "Vardır bunda bir hayır" diyerek tebessüm edebiliyorsanız, Râdiye makamının kapısındasınız demektir. Unutmayın, şikayet eden değil, şükreden kazanır.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

İç Huzurun Kaynağı Nefsi Mutmainne ve Allahın Zikri

Sonraki Post

Allah Rızasına Ulaşmak Nefsi Mardiyye Mertebesi ve Sırları

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz