Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Müflis Hadisi Işığında Kul Hakkı ve Helalleşme

  • 02 Mayıs 2025
  • 926

İbadetlerimizi yapar, zikirlerimizi çeker, hayırlar işlemeye gayret ederiz. Manevi heybemizi doldurduğumuzu düşünerek bir iç huzuru ararız. Ancak göz ardı ettiğimiz, belki "küçük" gördüğümüz bazı davranışlar, tüm bu birikimimizi ahirette elimizden alıp götürebilir. İslam'da en titiz olunması gereken konu Kul Hakkı'dır. Allah Teâlâ, şirk hariç Kendi hakkıyla ilgili günahları dilerse affedebilir; ancak kulların birbirleri üzerindeki haklarını affetmeyi, hak sahiplerinin rızasına bırakmıştır. Gelin, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) "Müflis" hadisiyle uyardığı o büyük tehlikeyi birlikte tefekkür edelim.

Kul Hakkı Nedir? Konu Sadece Para Değil!

Kul hakkı denince akla sadece "borç para" veya "miras" gelmemelidir. Bir insanın (veya canlının) maddi ve manevi sınırlarına yapılan her türlü tecavüz kul hakkıdır.

  • Maddi Haklar: Borcu ödememek, eksik tartmak, işçinin emeğini çalmak, kamu malına zarar vermek...
  • Manevi Haklar: Gıybet etmek, iftira atmak, alay etmek, lakap takmak, kalp kırmak, sırrı ifşa etmek...
  • Sosyal Haklar: Trafikte başkasının yolunu gasp etmek, komşuyu gürültüyle rahatsız etmek, sırada öne geçmek...

Ahiretteki Büyük İflas: Müflis Kimdir?

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bir gün ashabına sarsıcı bir soru sormuştur. Bu hadis, ibadetlerine güvenip kul hakkını ihmal edenler için çok ciddi bir uyarıdır.

Müflis Hadisi ve Anlamı

Resûlullah (s.a.v) sordu: "Müflis kimdir, biliyor musunuz?"

Ashab: "Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir" dediler.

Resûlullah (s.a.v) buyurdu ki:

إِنَّ الْمُفْلِسَ مِنْ أُمَّتِي يَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِصَلاَةٍ وَصِيَامٍ وَزَكَاةٍ وَيَأْتِي قَدْ شَتَمَ هَذَا وَقَذَفَ هَذَا وَأَكَلَ مَالَ هَذَا وَsَفَكَ دَمَ هَذَا وَضَرَبَ هَذَا فَيُعْطَى هَذَا مِنْ حَسَنَاتِهِ وَهَذَا مِنْ حَسَنَاتِهِ فَإِنْ فَنِيَتْ حَسَنَاتُهُ قَبْلَ أَنْ يُقْضَى مَا عَلَيْهِ أُخِذَ مِنْ خَطَايَاهُمْ فَطُرِحَتْ عَلَيْهِ ثُمَّ طُرِحَ فِي النَّارِ

Anlamı: "Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelir. Fakat şuna sövmüş, buna iftira atmış, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, şunu dövmüş olarak gelir. Hesap günü hak sahiplerine onun iyiliklerinden (sevaplarından) alınıp dağıtılır. Eğer iyilikleri borçlarını ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınır, onun üzerine yüklenir ve sonra cehenneme atılır." (Müslim, Birr, 59)

Düşünün: Dağlar kadar namazla huzura geliyorsunuz ama gıybetini yaptığınız, kalbini kırdığınız kişiler sıraya giriyor. Sevaplarınız onlara veriliyor, yetmeyince onların günahlarını siz yükleniyorsunuz. İşte gerçek iflas budur!

Kur'an'da Kul Hakkı Uyarıları

Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de insan onuruna ve haklarına ne kadar değer verdiğini şöyle bildirir:

  • Alay ve Gıybet: "Ey iman edenler! Bir topluluk diğerini alaya almasın... Birbirinizin gıybetini yapmayın..." (Hucurât, 11-12)
  • Adalet ve Emanet: "Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisâ, 58)
  • Ölçü ve Tartı: "Eksik ölçüp tartanların vay haline!" (Mutaffifîn, 1)

Kurtuluş Reçetesi: Nasıl Helalleşmeliyiz?

Ölüm gelip kapıyı çalmadan önce, üzerimizdeki kul haklarından kurtulmak zorundayız. Bunun yolları şunlardır:

  1. Maddi Haklar İçin: Gasp edilen, çalınan veya ödenmeyen mal ne ise, derhal sahibine iade edilmelidir. Sahibi ölmüşse vârislerine verilmeli, onlar da yoksa sahibi adına hayır kurumlarına sadaka olarak verilmelidir.
  2. Manevi Haklar İçin: Gıybetini yaptığınız veya kalbini kırdığınız kişiden bizzat gidip helallik istemelisiniz. "Hakkını helal et" demek nefse ağır gelse de, ahiretteki hesaptan çok daha kolaydır.
  3. Ulaşılamayan Kişiler İçin: Eğer hak sahibi ölmüşse veya izini kaybetmişseniz; o kişi için bolca dua etmeli, istiğfar etmeli ve onun adına sadaka vererek sevabını ruhuna bağışlamalısınız. Umulur ki Allah, kıyamet günü o kulunu razı eder.
  4. Tövbe: Kul ile helalleştikten sonra, Allah'a da "Ya Rabbi, Senin yasakladığın bir günahı işledim" diyerek tövbe edilmelidir.

Unutmayalım ki; incittiğimiz gönül, Kâbe'den daha aziz olabilir. Dilimize, elimize ve kalbimize sahip çıkarak, kul hakkı yüküyle değil, kul duasıyla Rabbimizin huzuruna varmaya gayret edelim.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

Editör: Sevda Ç.

Önceki Post

Kalbi Arındırma Zikir Tefekkür İnziva ve Gece İbadeti

Sonraki Post

Celcelutiye 1 Beyit Sırları ve Derin Anlamı

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz