Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Aynadaki İlk Bakış Narsisizm ve Tasavvufta Benlik Putu

  • Yayınlama: 15 Ocak 2026
  • 11

İnsanın kişilik gelişiminde aynadaki ilk bakış, psikolojik anlamda narsisizm tohumlarının serpildiği, tasavvufi anlamda ise tasavvufta benlik putu olarak tarif edilen o devasa "ene" duvarının örülmeye başladığı andır. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde her çocuk, çevresinden onay alarak varlığını teyit etmeye ihtiyaç duyar. Ancak bu dönemde sağlıklı bir yansıtma alamayan, yani yeterince "görülmeyen" birey, içindeki o derin değersizlik boşluğunu kapatmak için yetişkinlikte sahte, kusursuz ve ulaşılamaz bir benlik imajı inşa eder. Bu durum sadece psikolojik bir savunma değil, aynı zamanda kalbin hakikate kapanmasına neden olan manevi bir perdedir.

Bebeklik Dönemi Narsisizmi ve Hevayı İlah Edinmek

Sigmund Freud, bebeğin henüz dış dünyayı kendinden ayıramadığı ve tüm ilgisinin kendi bedeninde toplandığı evreyi "Birincil Narsisizm" olarak adlandırır. Normal şartlarda bu evre, çocuğun başkalarıyla bağ kurmasıyla aşılır. Fakat şahsiyetin ilk tohumlarının atıldığı yıllarda yaşanan duygusal travmalar, bu narsisistik enerjinin dışarıya akmasını engeller ve kişiyi kendi içine hapseder. Tasavvufi terminolojide bu durum, kişinin kendi arzularını ve benliğini mutlaklaştırmasıdır. Kur’an-ı Kerim bu tehlikeye çok net bir şekilde işaret eder:

İlahi Bir Uyarı

"Kendi hevasını (nefsi arzularını) ilah edinen kimseyi gördün mü?" (Furkan Suresi, 43. Ayet)

Psikanalizdeki Gölge ve Tasavvuftaki Ucub

Carl Jung’un "Gölge" kavramı, narsist bireyin kabul etmek istemediği tüm zayıf ve insani yanlarını içerir. Narsist kişi, bu gölgeleriyle yüzleşmemek için sürekli başkalarını aşağılar veya onları kendi eksikliklerinin aynası olarak kullanır. Tasavvufta buna "ucub" (kendini beğenme ve başkasını hakir görme) denir. Bebeklik ve erken çocukluk yıllarında onaylanmayan o "yaralı çocuk", yetişkinlikte herkese üstten bakan bir "benlik putu"na dönüşmüştür. Bu put, kişinin acziyetini itiraf etmesini ve dolayısıyla Yaratıcı’ya samimiyetle teslim olmasını engeller.

Jungiyen Tespit

"Narsisizm, aslında kişinin kendisine duyduğu aşırı sevgi değil, içindeki devasa boşluktan duyduğu korkudur. Bu boşluğu örtmek için sahte bir büyüklük inşa edilir." (C.G. Jung)

Aynayı Kırmak: Benlikten Vazgeçme Sanatı

Narsisizmin ve benlik putunun panzehiri, kişinin aynadaki o sahte görüntüye olan hayranlığını bırakıp, kendi hiçliğini idrak etmesidir. Bebeklikten kalma o derin ilgi açlığı, ancak fani olanın değil, Baki olanın sevgisiyle doyurulabilir. Tasavvuf yolu bize, "ben" demeyi bırakıp "O" demeyi öğretir. Kişi, benliğini bir put haline getirmekten vazgeçip, kalbini ilahi bir ayna haline getirdiğinde, o aynada kendi sahte görüntüsünü değil, hakkın tecellilerini görmeye başlar.

Hakikat Penceresi

"Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım." (A'raf Suresi, 146. Ayet). Bu ilahi ikaz, narsisistik kibirin insanı hakikatten nasıl kopardığını anlatır.

Kendi benliğinizin sahte pırıltılarından geçip, ruhunuzun asıl cevherine ulaştığınız bir farkındalık dilerim. Aynadaki sahte görüntüyü kırmak, hakikate uyanmanın ilk adımıdır.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

Kader Döngüsü Çocukluk Kayıtları mı yoksa İlahi Yazgı mı?

Sonraki Post

Kendi Zorbamla Yüzleşmek İçimizdeki Firavun ve Gölge Yanımız

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz