Bazen ellerimizi hayata, sevdiklerimize ve sahip olduğumuzu sandığımız eşyalara o kadar sıkı kapatıyoruz ki, avuçlarımızın içi kanamaya başlıyor. Tutunmak yorucudur. El-Vâris isminin sırrı, tam da bu yorgunluğun zirveye ulaştığı anlarda kalbimize inen bir inşirah gibidir. Zihnimizdeki o ağır sahiplenme yükünden özgürleşmek, ancak her şeyin mutlak sahibini idrak etmekle mümkündür. İnsan, fıtratı gereği bir şeyleri kendine mal etmeye, onlara sımsıkı sarılmaya eğilimlidir. Oysa bu dünyada hiçbir şey bizim değil. Sadece kısa bir süreliğine bize emanet edildi. Derin bir nefes alın. Yükünüzü bırakın.
Dünya hayatında yaşadığımız pek çok ruhsal daralmanın, içsel sıkıntının ve tükenmişlik hissinin temelinde yatan bir yanılsama vardır. Bizler, bize verilen nimetlerin geçici birer misafir olduğunu unuturuz. Gençliğimiz, evlatlarımız, makamımız, biriktirdiğimiz servet... Hepsi bir gün asıl sahibine, yani her şeyin ardından tek baki kalacak olana dönecektir. İşte El-Vâris zikri, bu hakikati kalbimize fısıldar ve bizi o derin kaybetme korkusunun karanlığından çekip çıkarır.
Mülkiyet Yanılgısı ve Kaybetme Korkusu
İnsanın en büyük imtihanlarından biri, mülkiyet yanılgısı dediğimiz o derin körlük halidir. Eşyaya ve makama sahiplik iddia etmek, ruhumuzu görünmez zincirlerle dünyaya bağlar. Bir şeyi "benim" diye tanımladığınız an, onu kaybetme ihtimali kalbinizde bir korku tohumu olarak filizlenir. Çocuğunuzun geleceği için duyduğunuz o aşırı kaygı, işinizi kaybetme endişesi, güzelliğinizin veya sağlığınızın bir gün yitip gideceği düşüncesi... Bütün bu korkuların tek bir merhemi vardır: Teslimiyet.
Bizler mülkün sahibi değil, yalnızca bekçileriyiz. Evladımız bize verilmiş bir emanettir, ona en güzel şekilde bakar, ahlakını besler ve vakti geldiğinde onu hayata, asıl sahibine teslim ederiz. Bedenimiz bir emanettir. Zihnimiz bir emanettir. Kaybetme korkusu, ancak bu emanet bilinciyle yatışır. El-Vâris isminin tecellisi kalbe düştüğünde, insan her şeyin gelip geçici olduğunu, asıl var olanın ve sonsuzluk hissini yaşatanın yalnızca Allah olduğunu derinden hisseder.
İmam Gazzâlî'nin Dilinden El-Vâris
Mülkün Gerçek Sahibine Dönüşü
Büyük İslam alimi İmam Gazzâlî, El-Maksadü'l-Esnâ adlı eserinde bu yüce ismin sırrını şu sözlerle kalplerimize nakşeder:
- "El-Vâris, mülk sahipleri yok olduktan sonra mülkün kendisine kaldığı zattır. O, her şeyin mutlak varisidir."
- "Kulun bu isimden alacağı nasip; dünyada elinde bulunan her şeyin emanet olduğunu bilmesi ve asıl sahibine dönmeden önce o emaneti O'nun rızası doğrultusunda kullanmasıdır."
- "Gerçek arif, mülkü elinde tutarken bile kalbini ona bağlamayandır."
Bırakma Sanatı ve Ruhsal Ferahlık
Modern yaşam, bize sürekli daha fazlasına sahip olmamızı, daha çok biriktirmemizi dikte ediyor. Ancak tasavvuf geleneği ve Esmaül Hüsna tecellisi, bize "bırakma sanatını" öğretir. Bırakmak, vazgeçmek veya tembellik etmek demek değildir. Bırakmak; elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra, sonucu mutlak iradeye teslim etmektir. Bir iş için çabalarsınız, ter dökersiniz ama o işin sonucunu sahiplenmezsiniz. Çünkü bilirsiniz ki rızkın da, başarının da, kalplerin de anahtarı O'nun elindedir.
Bırakma sanatı, zihinsel bir detokstur. Geçmişteki kırgınlıkları, affedemediğiniz insanları, size haksızlık edenleri zihninizde taşımaya devam ettiğiniz sürece, o yüklerin altında ezilirsiniz. Onları da El-Vâris olana havale edin. Adaletin tecelli edeceği güne, her şeyin aslına rücu edeceği o mutlak zamana bırakın. Göreceksiniz ki, tutunmayı bıraktığınız an, omuzlarınızdaki o görünmez ağırlık kuş gibi hafifleyecek. Ruhsal ferahlık tam da bu teslimiyet noktasında başlar.
Nesiller Boyu Aktarılan Manevi Miras
El-Vâris isminin tefekküründe bir diğer önemli boyut, ardımızda ne bıraktığımızdır. İnsanlar genellikle miras kelimesini duyduklarında banka hesapları, tapular veya altınlar düşünürler. Oysa asıl miras, evlatlarımızın kalbine ektiğimiz tohumlardır. Karakter mirası, dünyevi hiçbir zenginlikle ölçülemez.
Çocuğunuza zorluklar karşısında nasıl sabredileceğini, haksızlığa uğradığında nasıl asil bir duruş sergileneceğini, ellerini açıp Rabbine nasıl yakaracağını öğrettiğinizde, ona en büyük mirası bırakmış olursunuz. Sizin dualarınız, sizin ahlakınız, sizin içsel ahenginiz nesiller boyu aktarılan manevi izler olarak yaşamaya devam eder. Bu yüzdendir ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), insanın vefatından sonra amel defterini açık tutan üç şeyden birinin "kendisine dua eden hayırlı bir evlat" olduğunu müjdelemiştir. Manevi miras bırakmak, bedenin fani sınırlarını aşıp ebediyete uzanmaktır.
El Varis Zikri ile İçsel Toparlanma Adımları
Gündelik hayatın telaşı içinde kaybolduğunuzda, içsel bir denge kurmak ve olaylara daha üst bir perdeden bakabilmek için şu tefekkür adımlarını hayatınıza dahil edebilirsiniz:
- Emanet Bilincini Tazeleyin: Sabah uyandığınızda, sahip olduğunuz sağlığın, ailenizin ve işinizin o gün size verilmiş bir hediye olduğunu hatırlayın. "Bunlar benim değil, bana emanet" diyerek güne başlayın.
- Sessizliğin İçinde Zikir: Günün belli saatlerinde, kalbinizin ritmiyle uyumlu bir şekilde "Ya Vâris" ismini zikredin. Bu zikir, zihninizdeki sahiplenme takıntılarını nazikçe törpüleyecek ve size içsel güç verecektir.
- Verme Pratiği Yapın: Eşyaya bağımlılığınızı kırmak için, sevdiğiniz ama artık kullanmadığınız eşyaları ihtiyaç sahipleriyle paylaşın. Vererek eksilmediğinizi, aksine ruhunuzun genişlediğini fark edeceksiniz.
- Kırgınlıkları Havale Edin: Sizi üzen ve içinizde büyüttüğünüz meseleleri tefekkür edin. Onları içinizde bir intikam yükü olarak taşımak yerine, mutlak adaletin sahibi olan El-Vâris'e teslim edin.
Sık Sorulan Sorular
-
El-Vâris isminin anlamı kısaca nedir?
El-Vâris, mülkün gerçek ve sonsuz sahibi olan, bütün yaratılmışlar fani olup yok olduktan sonra da varlığı devam eden, her şeyin kendisine döneceği yegâne Zat demektir. O, mutlak kalıcıdır.
-
Kaybetme korkusunu aşmak için bu ismi nasıl tefekkür etmeliyiz?
Kaybetmekten çok korktuğunuz şeye odaklanın ve onun aslında size ait olmadığını, geçici bir süre için size ikram edildiğini düşünün. "Rabbim, bu nimet senin emanetindir, onu senin rızan doğrultusunda sevmeyi ve vakti geldiğinde hüzünlenmeden teslim edebilmeyi bana nasip et" şeklinde niyet ederek Ya Vâris ismine sığınabilirsiniz.
-
Bu ismin manevi hayata etkisi nasıl hissedilir?
Bu ismin sırrına eren bir kalp, dünya malına karşı hırs göstermez. İnsanların elindekilere haset etmez. Makam ve mevki kaybettiğinde yıkılmaz. Çünkü bilir ki, her şeyin asıl ve ebedi sahibi Allah'tır. Bu bilinç, insana tarifsiz bir ruhsal destek ve manevi ahenk sağlar.
Sevgi ve dua ile kalın. Dünyanın ağır yüklerini omuzlarınızdan indirip, kalbinizi yalnızca O'nun sonsuzluğuna yaslayabilmeniz duasıyla... Allah'a emanet olun.
Editör: Sevda Ç.
