Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Kader Döngüsü Çocukluk Kayıtları mı yoksa İlahi Yazgı mı?

  • Yayınlama: 15 Ocak 2026
  • 13

İnsanın hayatı boyunca "Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?" sorusunu sormasına neden olan kader döngüsü çocukluk kayıtları mı yoksa ilahi yazgı mı ikilemi, hem psikolojinin hem de tasavvufun en derin konularından biridir. Sigmund Freud’un "Tekrarlama Zorlantısı" (Compulsion to Repeat) olarak tanımladığı durum, bireyin bebeklik ve erken çocukluk döneminde yaşadığı çözülmemiş çatışmaları, yetişkinlik hayatında farkında olmadan yeniden sahnelemesidir. Tasavvufi perspektifte ise bu durum, kişinin cüz-i iradesini kullanabilmesi için önüne konulan bir imtihan levhası ve nefsini terbiye etmesi için verilen bir fırsat döngüsüdür.

Bebeklikten Kalan Miras: Tekrarlama Zorlantısı ve Bilinçdışı Şablonlar

Psikanalize göre, zihin alışık olduğu acıyı, bilmediği bir huzura tercih etme eğilimindedir. Eğer bir birey şahsiyetinin ilk tohumlarının atıldığı yıllarda ihmal veya değersizlik gördüyse, yetişkinliğinde kendisine benzer duyguları yaşatacak kişileri seçer. Bu, kaderin bir oyunu değil; bilinçdışının o eski "tanıdık" duyguyu tamir etme çabasıdır. Carl Jung bu süreci, dış dünyada karşılaştığımız olayların aslında iç dünyamızın bir yansıması olduğunu belirterek açıklar.

Jungiyen Bir Uyarı

"Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz." (C.G. Jung)

İlahi Yazgı ve Cüz-i İrade Dengesi

İslam inancındaki kader kavramı, insanı pasif bir kurban olarak görmez. Aksine, bebeklik ve erken çocukluk döneminde zihne kazınan o "kısıtlayıcı kayıtlar", kişinin aşması gereken manevi engellerdir. Allah’ın El-Alîm ismi her şeyi kuşatırken, El-Mürîd ismi insana dileme yetisi vermiştir. Hayatınızdaki döngüler, aslında "Bu düğümü çöz ve özgürleş" diyen ilahi birer işarettir. Kısır döngüyü fark etmek, levvâme (kınayan) nefis aşamasından mülhime (ilham alan) nefis aşamasına geçişin anahtarıdır.

Tasavvufi Bakış

"Bir topluluk kendi içindekini değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez." (Ra'd Suresi, 11). Bu ayet, bilinçdışı kalıpları (içindekini) değiştirmenin, kaderin (durumun) akışını nasıl etkilediğini açıkça ortaya koyar.

Döngüyü Kırmak: Tövbe ve Farkındalık

Erken çocukluk döneminden gelen hatalı kayıtları silmenin manevi adı "Tövbe"dir. Tövbe, sadece dille söylenen bir kelime değil; kök inançların farkına varıp yönü Yaratıcı’ya dönmektir. Hayatınızda sürekli tekrar eden o "zorba patron", "vefasız dost" veya "maddi dar boğaz", aslında bebeklik döneminden gelen bir yaraya işaret eder. Bu yarayı fark edip Allah’ın eş-Şâfî ismiyle şifalandırmaya niyet ettiğinizde, döngü kırılır ve ilahi yazgının daha yüksek frekanslı kapıları açılır.

Hayatınızdaki tekrarların birer pranga değil, uyanışınıza vesile olan basamaklar olması dileğiyle.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

Baba Figürü ve Otorite Korkusu El-Kahhâr'dan El-Vedûd'a Geçiş

Sonraki Post

Aynadaki İlk Bakış Narsisizm ve Tasavvufta Benlik Putu

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz