Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

İslam'da Fıtrat ve Kader İlişkisi: Özdeki Safiyet ve Hayatın Akışı

  • Yayınlama: 17 Ocak 2026
  • 23

İnsanın varoluşsal serüvenini anlamlandıran en temel iki kavram, İslam'da fıtrat ve kader ilişkisi: özdeki safiyet ve hayatın akışı arasındaki dengedir. Fıtrat, Allah’ın insanı yaratırken onun ruhuna nakşettiği tertemiz, tevhide meyilli ve iyiliğe açık ilahi programdır. Kader ise bu programın dünya sahnesinde zaman ve mekan boyutunda tezahür etmesidir. Bebeklik dönemi itibarıyla tertemiz bir beyaz sayfa gibi dünyaya gelen insan, erken çocukluk yıllarında çevresel faktörlerle karşılaşır. Bu karşılaşma, fıtratın üzerine perdeler çekse de aslında kaderin kişiyi olgunlaştırmak için sunduğu manevi bir laboratuvardır.

Fıtrat: Ruhun Fabrika Ayarları

İslam inancına göre her doğan çocuk "fıtrat üzere" doğar (Hadis-i Şerif). Bu, her insanın özünde Allah’ı tanıma ve O’na yönelme potansiyeliyle dünyaya gelmesi demektir. 0-7 yaş tohumları atılırken ebeveyn tutumları ve dış dünya, bu saf fıtratı şekillendirmeye başlar. Ancak fıtrat asla yok olmaz; sadece üstü örtülür.

  • Asli Safiyet: İnsanın özünde barındırdığı adalet, merhamet ve doğruluk gibi ilahi sıfatların izdüşümü.
  • Fıtratın Bozulması: Yanlış eğitim ve travmalarla özden uzaklaşma süreci (Psikolojideki "sahte benlik" inşası).
  • Fıtrata Dönüş: İslam'ın ve tasavvufun asıl amacı, kişiyi sonradan edinilen tortulardan arındırıp aslına döndürmektir.

Manevi Kaynak

"Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yaratışında değiştirme yoktur." (Rûm Suresi, 30. Ayet)

Kader: Potansiyelin Gerçekleşme Sahnesi

Kader, fıtratın imtihanlarla sınanma ve meyve verme sürecidir. İnsanın hangi ailede doğacağı veya hangi şartlarda büyüyeceği kaderin "ızdırari" (irade dışı) kısmıdır. Bu şartlar, fıtrattaki potansiyelin hangi esmalar üzerinden açığa çıkacağını belirler. Zor bir çocukluk geçiren bireyin kaderi, onda "Sabûr" (sabreden) veya "Kaviyy" (güçlü) isimlerinin tecellisini murad etmiş olabilir.

  • İlahi Program: Her insanın kaderi, onun fıtratına uygun bir gelişim seyri izler.
  • Cüz-i İrade: Kaderin sunduğu şartlar içinde fıtratımıza sadık kalıp kalmama seçimi bize bırakılmıştır.
  • Tekâmül: Kaderin rüzgarları, fıtrat yelkenini vuslata doğru taşımak için eser.

Fıtrat ve Psikolojik Sağlık İlişkisi

Psikolojik rahatsızlıkların çoğu, bireyin kendi fıtratına (özüne) aykırı yaşamaya zorlanmasından kaynaklanır. Erken çocukluk döneminde fıtratı reddedilen veya baskılanan çocuk, ruhsal bir yarılma yaşar. Kaderin bir cilvesi olarak bu yarılma, bireyi "kendini aramaya" ve dolayısıyla "Rabbini bulmaya" zorlayan kutsal bir huzursuzluk yaratır. Şifa, kaderin getirdiklerine rıza gösterip, fıtratın sesini yeniden duymaya başlamaktır.

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

  • Çocukluk travmaları fıtratı tamamen bozar mı?

    Hayır, travmalar fıtratı bozmaz; sadece üzerine kalın perdeler çeker. Doğru bir manevi terbiye ve psikolojik destekle fıtratın ışığı yeniden açığa çıkabilir.

  • Kader, fıtratımızın dışına çıkmamıza neden olur mu?

    Kader, fıtratın gerçekleşme zeminidir. Yaşadığımız her olay, fıtratımızdaki bir esmanın uyanması için planlanmıştır.

  • Fıtrata uygun yaşamanın belirtileri nelerdir?

    İçsel huzur, eylemlerde tutarlılık ve yaratılmış her şeye karşı doğal bir şefkat hissetmek, fıtrata uygun bir yaşamın işaretleridir.

Özünüzdeki o ilahi çekirdeğin, kaderin yağmurlarıyla yeşerip koca bir çınar olduğu; her an fıtratınızdaki o safiyetle buluştuğunuz bir hayat dilerim.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

Ervah-ı Ezel ve Belâ Bezmi: Ruhların İlk Sözleşmesi

Sonraki Post

Kolektif Bilinçdışı ve Ervah-ı Ezel: Psikolojik Miras ve Ruhlar Sözleşmesi

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz