Manevi yolculuğun en zorlu ama en umut verici virajına hoş geldiniz. Eğer işlediğiniz bir günahın ardından kalbiniz sıkışıyor, "Ben bunu neden yaptım?" diye kendinize kızıyor ve uykularınız kaçıyorsa, müjde: Ruhunuz ölmemiş, sadece kirlenmiş ama uyanmıştır. İşte bu uyanış durağının adı Nefs-i Levvâme'dir. Kötülüğü emreden "Emmâre" nefisten kurtulan insan, artık vicdanının sesini duymaya başlar. Bu durak; düşe kalka ilerlenen, pişmanlık gözyaşlarıyla yolların yıkandığı, sancılı ama sonu aydınlık bir "Vicdan Muhasebesi" makamıdır.
Kur'an'da Üzerine Yemin Edilen Nefis
Allah Teâlâ, bu nefis mertebesine o kadar değer verir ki, Kıyâme Suresi'nde ona yemin eder. Çünkü hatasını anlayıp kendini kınayan insan, düzelme yoluna girmiş demektir.
İlahi Yemin
(Kıyâme Suresi, 2. Ayet)
وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِۙ
Okunuşu: Ve lâ uksimu bi'n-nefsi'l-levvâme.
Meali: "(Kusurlarından dolayı) kendini kınayan o nefse yemin ederim (ki diriltileceksiniz)."
Nefs-i Levvâme Nedir? (Psikolojik Analiz)
"Levm" kelimesi Arapça'da "Kınamak, ayıplamak" demektir. Levvâme sahibi kişi, günah işler ama hemen ardından şiddetli bir pişmanlık duyar. Ruh hali şöyledir:
- İçsel Çatışma (Gel-Gitler): Bir gün çok iyi bir mümin gibi ibadet eder, ertesi gün gaflete düşüp hata yapabilir. İstikrar henüz yoktur.
- Vicdan Azabı: Günah işlediğinde "Emmâre" nefis gibi keyif almaz; aksine acı çeker. Bu acı, ruhun "Ben buraya ait değilim" çığlığıdır.
- Sürekli Tövbe: Hata yapar, tövbe eder. Tövbesini bozar, yine tövbe eder. Allah'ın kapısından ayrılmaz ama kapı eşiğinde sendeler.
Bu Mertebenin Tehlikesi: Ümitsizlik Tuzağı
Levvâme mertebesindeki insanın düşebileceği en büyük tuzak, "Ben adam olmam" diyerek ümitsizliğe (Ye's) kapılmasıdır. Şeytan, kişiyi günahla yıkamazsa, "ümitsizlikle" yıkmaya çalışır. Unutulmamalıdır ki; pişmanlık duymak, imanın varlığının en büyük kanıtıdır. Mevlana'nın dediği gibi; "Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel."
Levvâme'den Kurtulup Yükselmenin Reçetesi
Bu "kınama" ve "pişmanlık" durağında takılıp kalmamak, bir üst mertebe olan Nefs-i Mülheme (İlham alan nefis) makamına geçmek için şu adımlar atılmalıdır:
Manevi İlaçlar ve Zikirler
1. İstiğfarı Çoğaltmak:
Bu makamın ilacı, pişmanlığı enerjiye dönüştürmektir. Günde en az 100 defa "Estağfirullah el-Azîm" diyerek kalbi yıkamak gerekir.
2. Önerilen Zikirler:
- Lâ ilâhe illallah: Tevhidi kalbe yerleştirmek için.
- Allah (Celle Celalühü): Doğrudan Lafz-ı Celâl ile zikretmek.
- Ya Gaffâr: Günahları örten isme sığınmak.
- Ya Settâr: Ayıpları örten isme sığınmak.
3. Sohbet ve Çevre:
Levvâme sahibi dış etkilere açıktır. Kötü arkadaş onu hemen aşağı çeker. Bu yüzden salih insanlarla beraber olmak (Sadıklarla beraber olun - Tevbe, 119) hayati önem taşır.
Alimlerin Gözüyle Levvâme Nefis
Tasavvuf büyükleri bu mertebeyi şöyle tarif etmişlerdir:
- İmam Kuşeyrî (k.s): "O, bir yüzüyle meleklerin safında, diğer yüzüyle nefsinin peşindedir. Mücadelesi büyüktür, mükafatı da büyüktür."
- Manevi Uyarı: Kendini kınamak güzeldir ama aşırıya kaçıp kendini "değersiz" hissetmek yanlıştır. Kınama, düzeltmek için olmalıdır; yok etmek için değil.
Düşmek Değil, Kalkamamak Sorundur
Nefs-i Levvâme, bir hastalık değil, iyileşme sürecidir. Yaradan'ın en sevdiği ses, günahkarın "Affet Allah'ım" diyen iniltisidir. Eğer vicdanınız sızlıyorsa, sevinin; kalbiniz hala atıyor demektir. Şimdi silkelenme ve tövbe ile yola devam etme vaktidir.
Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.
(Editör: Sevda Ç.)
