Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Baba Figürü ve Otorite Korkusu El-Kahhâr'dan El-Vedûd'a Geçiş

  • Yayınlama: 15 Ocak 2026
  • 9

Kişinin otoriteyle kurduğu ilişkinin temelini oluşturan baba figürü ve otorite korkusu el-kahhâr'dan el-vedûd'a geçiş süreci, manevi olgunlaşmanın en kritik evrelerinden biridir. Sigmund Freud’un psikanalitik teorisinde vurguladığı "Baba Kompleksi", çocuğun erken dönemde babasıyla kurduğu ilişkinin, yetişkinlikte tüm otorite figürlerine ve hatta Yaratıcı tasavvuruna nasıl yansıdığını inceler. Tasavvufi bir bakış açısıyla; eğer çocuklukta sert, cezalandırıcı veya uzak bir baba figürü varsa, birey Allah’ı sadece El-Kahhâr (kahreden) veya El-Müntakim (intikam alan) isimleriyle tanıma eğiliminde olur. Bu durum, Allah ile kurulan sevgi bağının (El-Vedûd) önüne kalın bir perde çeker.

Freudyen Perspektif: Tanrı Tasavvuru ve Yüceltilmiş Baba

Freud, insanın Tanrı algısının, çocukluktaki babasının bir izdüşümü olduğunu savunur. Eğer baba figürü otoriter ve baskıcıysa, bilinçdışı bu figürü gökyüzüne yansıtarak "cezalandırıcı bir ilah" imajı yaratır. Birey, ibadetlerini içten bir sevgiyle değil, "başıma bir iş gelmesin" korkusuyla yapar. Bu, psikolojide "patolojik korku" olarak adlandırılırken, tasavvufta kişinin nefs-i emmare seviyesindeki sığ bir ilah anlayışına takılıp kalmasıdır.

Sigmund Freud’un Tesbiti

"Bir çocuğun Tanrı tasavvuru, babasıyla olan ilişkisine dayanır. Çocukluktaki çaresizlik hissi, babaya olan ihtiyacı doğurur ve bu ihtiyaç daha sonra her şeye gücü yeten bir varlık tasavvuruyla devam eder." (Sigmund Freud, Totem ve Tabu)

Celâl’den Cemâl’e Hicret: El-Kahhâr’dan El-Vedûd’a

Tasavvuf yolu, mürşid-i kamilin rehberliğinde bu çarpık baba-ilah algısını yıkmayı hedefler. Allah’ın El-Kahhâr ismi, nefsi terbiye eden bir celâl tecellisidir; ancak bu isim asla zulmedici bir baba gibi düşünülmemelidir. Bilinçdışındaki otorite korkusunu şifalandırmanın yolu, Yaratıcı'nın El-Vedûd (çok seven, sevilmeye layık olan) ve El-Halîm (çok yumuşak davranan) isimlerini keşfetmektir. Kişi, babasından göremediği koşulsuz kabulü Allah’ın rahmetinde bulduğunda, içindeki o korkak çocuk özgürleşir.

Tasavvufi Yaklaşım

"Sizin en hayırlınız, ailesine en iyi davrananınızdır." (Hadis-i Şerif). İslam, babalık makamını merhamet üzerine inşa eder. Eğer bu makam çocukta yara açmışsa, o yara ancak Allah’ın Cemâl isimlerinin zikri ve tefekkürüyle kapanır.

Otoriteyle Barışmak ve Kendi "Ben"ini İnşa Etmek

0-7 yaş aralığında otoriteden alınan yaralar, yetişkinlikte patronla, devletle veya kanunla sürekli sorun yaşamaya neden olabilir. Psikanaliz, bu aktarımın (transference) farkına varılmasını sağlayarak düğümü çözer. Tasavvuf ise "Lâ ilâhe illâllah" diyerek sahte otoritelerin ve bilinçdışı babaların hükmünü kalpten söküp atar. Sadece Allah'ın otoritesini kabul eden, insanların otoritesinden korkmaz hale gelir. Bu, Kahhâr isminin azametinden Vedûd isminin muhabbetine sığınmaktır.

Zihninizdeki sert ebeveyn seslerinin susup, kalbinizde Vedûd isminin muhabbetinin yankılandığı huzurlu bir dönüşüm dilerim.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

Anne Arketipi ve El-Bâsıt Tecellisi Güvenin Kökenleri

Sonraki Post

Kader Döngüsü Çocukluk Kayıtları mı yoksa İlahi Yazgı mı?

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz