İyilik yapıyoruz. Veriyoruz, paylaşıyoruz, sevdiklerimiz için fedakarlıklarda bulunuyoruz. Ancak günün sonunda içimizde ince bir kırgınlık beliriyor. "Ben onun için saçımı süpürge ettim, o bana ne yaptı?" diyoruz. İçimiz daralır. Beklentilerimiz karşılanmadığında yoruluruz. İşte İslam irfanında, insanın "ben yaptım" illüzyonundan tamamen sıyrıldığı, yaptığı hiçbir iyilikten karşılık beklemediği ve adeta ilahi rahmetin yeryüzündeki sessiz bir kanalına dönüştüğü bu yüce durağa Nefs-i Mardiyye denir. Bu, sadece bizim kaderden razı olduğumuz değil; Rabb'in de kulundan razı olduğu o muazzam ihsan makamı ve mutlak ahenk evresidir.
Bir önceki durak olan Radiye makamında, başımıza gelen her şeye "O'ndan geldi" diyerek razı olmayı öğrenmiştik. Mardiyye makamında ise artık "alan" konumundan "veren" konumuna geçeriz. Ancak bu veriş, egonun tatmini için değil, sırf O'nun rızası içindir. İnsan, kendi varlığının sınırlarını aşar. Şems-i Tebrizî'nin ifadesiyle, "Güneş gibi olur; aydınlatır ama karşılığında kimseden bir şey beklemez."
Bu yazıda bahsedilen manevi haritalar, beklentisiz iyilik pratikleri ve tefekkür yöntemleri tıbbi bir teşhis veya psikiyatrik bir tedavi yerine geçmez. Ruhsal tükenmişlik ve kronik depresyon için tıp uzmanlarına başvururken, içsel ahengimizi ve manevi bütünlüğümüzü korumak için duanın şefkatine sığınırız.
Kendini Aşmak: Psikolojide Özgecilik ve Tasavvufta İhsan
Modern psikolojide Abraham Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesine "kendini gerçekleştirme" basamağını koymuştu. Ancak ömrünün son yıllarında bunun yeterli olmadığını fark etti ve en tepeye "Kendini Aşma" (Self-Transcendence) kavramını ekledi. İnsan, sadece kendi potansiyelini gerçekleştirdiğinde değil; kendinden daha büyük bir amaca, beklentisiz bir özgecilikle (altruizm) hizmet ettiğinde gerçek manevi tatmine ulaşır.
Tasavvuftaki ihsan makamı, bu psikolojik zirvenin manevi karşılığıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ihsanı, "Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmektir (yaşamaktır); sen O'nu görmesen de O seni görmektedir" şeklinde tanımlar. Mardiyye makamındaki bir insan, doğru niyet ile hareket eder. Birine yardım ettiğinde teşekkür beklemez. Çünkü o, yardımı muhtaca değil, muhtacın şahsında doğrudan Allah'a yaptığının bilincindedir. Beklenti sıfırlandığı için, hayal kırıklığı da sıfırlanır.
Sahte Kurtarıcı Rolünden Sıyrılmak
Günümüzde iyilik kavramı büyük bir ego tuzağına dönüşmüş durumda. Birçoğumuz, farkında olmadan "kurtarıcı" rolüne bürünüyoruz. İnsanların dertlerini çözerken içten içe bir üstünlük, bir "bana muhtaçlar" hazzı yaşıyoruz. Bu, sahte kurtarıcılar tuzağıdır ve ruhu inanılmaz derecede yorar.
Nefs-i Mardiyye durağına ulaşan kişi bu ağır yükü üzerinden atar. O bilir ki rızkı veren de, şifayı veren de, sorunu çözen de sadece Allah'tır. Kendisi sadece bir vasıtadır. Çeşmeden akan suyun, "susuzluğu ben giderdim" diye övünmesi ne kadar anlamsızsa; Mardiyye makamındaki kulun da "ben yardım ettim" demesi o kadar anlamsızdır. Bu şuur, insanı o yorucu kibrin ağırlığından kurtarır ve kuş gibi hafifletir.
İçsel Aynada Yüzleşme: Mardiyye Muhasebesi
Yaptığımız iyiliklerin egomuzu mu şişirdiğini yoksa bizi ihsan makamına mı taşıdığını anlamak için, niyetlerimizi şu ince elekten geçirmeliyiz:
- Yaptığım bir iyilik karşısında nankörlük gördüğümde, içimde derin bir öfke mi uyanıyor yoksa "Ben zaten onun için yapmamıştım" diyebiliyor muyum?
- Başkalarına yardım ederken gizliden gizliye onların bana minnettar kalmasını, bana bağımlı olmasını mı arzuluyorum?
- İnsanlar beni övdüğünde bu övgüyü sahipleniyor muyum, yoksa "Güzellik O'ndandır" diyerek tevazu ile geri mi çeviriyorum?
- Sadece beni sevenlere mi iyilik yapıyorum, yoksa koşulsuz sevgi ile, bana kötülük yapana bile merhametle yaklaşabiliyor muyum?
Beklentisiz Sevgi İçin Esma-ül Hüsna Terkibi
İyilik yaparken nefsin araya girmesini engellemek ve ilahi ahlakla ahlaklanmak için, cömertliğin ve genişliğin mutlak kaynağına yöneliriz. El-Kerîm ismi ve cömertlik sırrı ile karşılıksız vermeyi öğrenirken; El-Vâsi (rahmeti ve ilmi her şeyi kuşatan) ismiyle kalbimizi daraltan o küçük beklentilerden kurtuluruz.
El-Kerîm ve El-Vâsi Terkibi
Beklentisiz İyilik ve Kalp Genişliği İçin
Arapça Okunuşu: Ya Kerîm, Ya Vâsi (يا كريم ، يا واسع)
Anlamı: Ey lütfu ve ikramı sonsuz olan, karşılıksız veren; ey rahmeti, ilmi ve merhameti her şeyi kuşatacak kadar geniş olan Rabbim.
- Birine bir iyilik yaptıktan sonra veya içinizde bir "karşılık bekleme" hissi uyandığında yalnız kalın.
- Sağ elinizi kalbinizin üzerine koyun ve o daraltıcı beklenti hissinin göğsünüzden uçup gittiğini hayal edin.
- Günde 270 defa "Ya Kerîm", 137 defa "Ya Vâsi" ism-i şeriflerini okuyun.
- Bu tefekkür, kalbinizi "alan el" olmanın darlığından kurtarıp, "beklentisiz veren el" olmanın o muazzam genişliğine ulaştıracaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
- Hiç karşılık beklemeden iyilik yapmak insanı kullanıma açık (suistimal edilebilir) hale getirmez mi?
Tasavvuf, saflık ile ahmaklığı birbirinden ayırır. Mardiyye makamındaki kişi, sınırlarını çizmeyi çok iyi bilir. O, Allah rızası için verir ama nefsinin veya başkalarının onu suistimal etmesine izin vermez. Verirken hikmetle hareket eder; kime, ne zaman ve ne kadar vereceğini idrak etmiştir.
- Rabb'in kulundan razı olduğu nasıl anlaşılır?
Bir İslam alimine "Allah'ın benden razı olup olmadığını nasıl anlarım?" diye sorulduğunda şu muazzam cevabı vermiştir: "Sen O'ndan razıysan, O da senden razıdır." Eğer kalbinizde Allah'ın takdirine karşı hiçbir itiraz, hiçbir isyan kalmamışsa ve sadece O'nun rızasını arıyorsanız, bu O'nun da sizden razı olduğunun en büyük işaretidir.
- Bu makam manevi yolculuğun sonu mudur?
Hayır. Mardiyye çok yüce bir makam olmakla birlikte, sondan bir önceki duraktır. İnsan bu makamda ilahi ahlakla ahlaklanır ve çevresine nur saçar. Ancak yolculuğun en nihai zirvesi, bütün sıfatlardan ve benlikten tamamen soyunulan, asıl fıtrata dönülen Nefs-i Safiye (Kâmile) makamıdır.
Sevgi ve dua ile kalın. Yaptığınız her iyiliğin sadece O'nun rızasına ulaşmak için bir köprü olduğu, beklentilerin yorgunluğundan tamamen arınmış, geniş ve ferah bir kalple yaşamanızı dilerim. Allah'a emanet olun.
Editör: Sevda Ç.
