Esmalar ve Dualar ile Özel Terkipler

Yaratıcı ile Kurulan Bağda Aktarım (Transference)

  • Yayınlama: 17 Ocak 2026
  • 12

İnsanın dikey bir bağ kurma çabası olan iman yolculuğunda karşısına çıkan en gizli engellerden biri, yaratıcı ile kurulan bağda aktarım (transference): ebeveynlerle olan sorunların farkında olmadan Allah ile olan bağda izdüşümü gerçeğidir. Psikolojide "aktarım", bir kişinin çocukluk dönemindeki otorite figürlerine (özellikle anne ve babaya) karşı hissettiği duyguları, yetişkinlikte karşılaştığı diğer figürlere yansıtmasıdır. En nihai otorite olan Allah ile kurulan bağ, bu psikolojik mekanizmadan en çok etkilenen alandır. Erken çocukluk yıllarında zihne ekilen "baba" veya "anne" tohumları, farkında olmadan "Tanrı" tasavvurumuzu şekillendirir.

Psikanalitik Bakış: Tanrı Tasavvurunun Çocukluk Kökleri

Kavram Açıklaması: Sigmund Freud, bireyin Tanrı algısının, aslında yüceltilmiş ve idealleştirilmiş bir "baba figürü" olduğunu savunur. Eğer bir çocuk 0-7 yaş tohumları arasında cezalandırıcı, sert ve sevgisini esirgeyen bir baba modeliyle büyüdüyse, yetişkinlikte Allah’ı da sadece "cezalandıran" ve "hata kollayan" bir varlık olarak algılama eğilimi gösterir. Bu durum, ilahi rahmeti hissetmenin önündeki en kalın psikolojik perdedir.

  • Otorite Yansıtması: Dünyevi otoriteden korkan bireyin, bu korkuyu ilahi otoriteye taşıyarak sürekli bir suçluluk duygusu içinde yaşaması.
  • Sevgi Şartlanması: Sadece başarılı olduğunda sevilen bir çocuk, Allah'ın sevgisini kazanmak için de kusursuz olması gerektiğine inanır.
  • İhmal ve Uzaklık: Duygusal olarak ulaşılamaz bir ebeveynle büyüyen birey, Allah'ın dualarına cevap vermediğini veya kendinden çok uzak olduğunu düşünebilir.

Akademik Kaynak

"Bireyin Tanrı ile kurduğu ilişkinin niteliği, erken çocukluk dönemindeki nesne ilişkilerinin bir izdüşümüdür. Ebeveynle kurulan güvenli veya güvensiz bağ, kişinin manevi yaşamındaki 'güven' veya 'kaygı' düzeyini belirler." (Sigmund Freud, Bir İllüzyonun Geleceği, 1927)

İmam Gazali ve Marifetullah’ın Önündeki Perdeler

İmam Gazali, "Marifetullah" (Allah’ı hakkıyla tanıma) yolundaki engellerden bahsederken, kalbin "taklit" ve "önyargı" perdeleriyle örtüldüğünü belirtir. Gazali’ye göre, bir çocuk ailesinden Allah hakkında ne duyduysa ve ailesinin otorite biçimi nasıldıysa, Allah’ı öyle tanır. Bu durum gerçek Marifetullah değil, bir "aktarım"dır. Gerçek iman, kalbin bu beşeri kayıtlardan temizlenip Allah’ı Kuran’daki Esma-i Hüsna’sı ile tanımasıdır.

  • Korku ve Ümit Dengesi: Gazali, "havf ve reca" (korku ve ümit) dengesinin bozulmasını, kişinin kendi içsel yaralarına bağlar.
  • Şefkatli Rabb: Allah'ın Er-Rahmân ismini idrak edemeyen bir kalp, genellikle çocuklukta "merhamet" duygusunu eksik tatmış bir kalptir.
  • İlahi Adalet: Allah’ın adaletini zulümle karıştıranlar, dünyevi haksızlıklara uğramış yaralı çocuklardır.

Aktarımı Şifalandırmak: Beşeri Babadan İlahi Rabb’e

Manevi uyanış, dünyevi babanın/annenin sınırlı ve kusurlu olduğunu, Allah'ın ise bu sıfatlardan münezzeh (kutsal) olduğunu idrak etmekle başlar. Kişi, "Babam beni cezalandırırdı ama Allah Gaffâr’dır" diyerek bu bağı bilinçli bir şekilde ayırmalıdır. Bu farkındalık, bebeklik dönemi yaralarından kurtulup özgür bir kul olmanın ilk adımıdır.

İmam Gazali’den Hikmetler

"Allah’ı sevebilmek için, O’nun sana olan nimetlerini düşünmelisin. Ancak kalbindeki korku perdeleri öyle kalındır ki, O’nun lütfunu görmene engel olur. Bu perdeleri, beşerin noksan sıfatlarını Allah’a yakıştırmayı bırakarak kaldır." (İmam Gazali, İhyâu Ulûmiddîn)

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

  • Allah’tan neden korkuyorum?

    Eğer bu korku "mehâbet" (saygıdan gelen heybet) değil de "kaçma isteği yaratan bir dehşet" ise, bu durum genellikle çocukluktaki sert otorite figürlerinin bir aktarımıdır.

  • Ebeveyn hataları imanıma zarar verir mi?

    Ebeveyn hataları imanınızı zorlaştırabilir ancak bu durum fark edildiğinde büyük bir tekâmül vesilesidir. Kendi ilahi bağınızı inşa etmek, gerçek bir "İbrahimî" duruştur.

  • Aktarımı nasıl bozabiliriz?

    Allah’ın isimlerini (Esmaül Hüsna) derinlemesine tefekkür ederek ve Kuran'daki Allah tasavvuru ile kendi zihninizdeki tasavvuru dürüstçe karşılaştırarak.

Kendi zihninizdeki sahte "Tanrı" putlarını devirdiğiniz, Allah’ı kendi noksanlıklarınızla değil, O’nun eşsiz kemaliyle tanıdığınız bir vuslat dilerim. Siz, bir insanın çocuğu olmanın ötesinde, Alemlerin Rabbi'nin kulu ve muhatabısınız.

Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.

(Editör: Sevda Ç.)

Önceki Post

Bastırılan Duygular ve Bedensel Hastalıklar: Şâfî İsminin Tecellisi

Sonraki Post

Kendini Yeniden İnşa Etmek: El-Bâri İsmiyle Yeniden Programlama

Aramak istediğiniz anahtar kelimeleri girerek arama yapabilirsiniz