Manevi yolculuğun tam merkezinde yer alan Nefs-i Mutmainne, nefsin kötü sıfatlardan arınarak ilahi nurlar ile huzur bulduğu makamdır. Sözlükte "yatışmak, sakinleşmek ve tatmin olmak" anlamlarına gelen itminan, bu mertebedeki kulun artık hiçbir dünyevi sarsıntıdan etkilenmeyen sarsılmaz bir imana sahip olduğunu ifade eder. Rabbimiz, Fecr Suresi'nde bu makama özel bir muhabbetle seslenir: "Ey huzura ermiş nefs! Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!" (Fecr, 27-28).
Kavram Rehberi: Mutmainne Mertebesi Terimleri
- İtminan: Kalbin şüphelerden temizlenip tam bir sükunete kavuşması.
- Yakin: Bir şeyi görüyormuşçasına, şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilmek.
- Sekine: Kalbe inen ilahi dinginlik ve korkulardan emin olma hali.
- Tevekkül: Sebeplere sarıldıktan sonra sonucu tam bir güvenle Allah'a bırakmak.
- İstikamet: Doğru yolda, zikzak çizmeden sabit kadem olma hali.
Bu makamdaki bir mümin için ibadet artık bir külfet değil, ruhun gıdasıdır. İmam Gazali, Mutmainne seviyesini, bulanık suların dibe çöküp suyun tamamen berraklaşmasına benzetir. Artık suyun dibindeki hakikatler net bir şekilde görünmektedir. Mevlana Celaleddin Rumi ise bu mertebeyi, fırtınalı bir denizden kurtulup güvenli bir limana sığınan gemiye benzetir. Mevlana'ya göre, bu limana varan kişi için artık korku ve hüzün yoktur; çünkü o, her şeyin dizginlerinin Allah'ın elinde olduğunu yakin (kesin bilgi) ile anlamıştır.
Manevi Gözlem: Mutmainne Makamının Belirtileri
Nefs-i Mutmainne mertebesine ulaşan bir gönülde, dünyanın geçici telaşları yerini derin bir sükunete bırakır. Aşağıdaki maddeler, bu eşsiz huzurun hayatınızdaki izlerini fark etmeniz için bir muhasebe aynasıdır:
İtminan ve Teslimiyet Muhasebesi
- Hayatımdaki olumsuzluklar veya kayıplar karşısında isyan etmek yerine, "Vardır bunda da bir hayır" diyerek kalbi bir ferahlık duyuyor muyum?
- İbadetlerimi yaparken dünyevi hiçbir kaygı taşımadan, sadece Allah’ın huzurunda olmanın lezzetini alabiliyor muyum?
- Başkalarının sahip olduğu dünya nimetlerine karşı içimde en ufak bir haset veya hırs kalmadı mı?
- Gelecek korkusu ve geçim kaygısı yerini tam bir tevekkül ve güven duygusuna bıraktı mı?
- Halkın övmesi ile yermesi (eleştirmesi) benim katımda eşitlendi mi? Sadece Hakk'ın rızasına odaklanabiliyor muyum?
- Kuran okurken veya dinlerken kalbimde tarif edilemez bir sekine ve huzur hissediyor muyum?
- Ölüm korkusunun yerini, Sevgili'ye kavuşma (Şeb-i Arus) özlemi ve hazırlığı aldı mı?
Mutmainne Makamında Sabit Kalmak
Bu makam, velayet (evliyalık) kapısının eşiğidir. Ancak yolculuk burada bitmez. Muhyiddin İbnü’l-Arabi, Mutmainne makamındaki en büyük başarının "istikamet" olduğunu vurgular. Kul, kazandığı bu iç huzurunu korumalı ve gevşememelidir. Burada kulun en büyük rehberi sabır ve şükür dengesidir. Abdülkadir Geylani hazretleri de uyarır: "Huzura erdiğinde sakın ha yoldan çekilme; asıl hizmet ve kulluk şimdi başlıyor."
Huzuru Perçinleyen Manevi Reçete
Kalbi Sabitleyen Esmalar
İtminan halinin kökleşmesi ve sarsılmaması için şu ilahi isimlere devam edilmesi tavsiye edilir:
- Ya Hayy, Ya Kayyum: Kalbin daima uyanık ve diri kalması, manevi hayatın ayakta durması için.
- Ya Selam: Kalbi her türlü selamete erdirmesi ve iç barışı koruması için.
- Ya Allah: Tüm isimleri kendinde toplayan Lafza-i Celal ile kalbin her an Allah ile beraber (huzur-u daim) olması için.
Sonuç: İlahi Hitaba Mazhar Olmak
Nefs-i Mutmainne, kulun kendi "ben"liğini ilahi iradeye teslim ettiği bir bayram yeridir. Buraya ulaşan kişi, artık nefsinin oyunlarından emin olmuş, şeytanın fısıltılarına karşı zırhlanmıştır. Bu makamın sonu, kulun Rabbinden her haliyle razı olacağı Nefs-i Radiye durağına açılır. Hz. Ali (r.a)'ın buyurduğu gibi: "En büyük zenginlik, Allah’ın taksimine razı olup huzur bulmaktır."
Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.
(Editör: Sevda Ç.)
