Hiç içinizin daraldığı, söyleyecek çok şeyiniz olup da söyleyemediğiniz bir an oldu mu? Sonra derin bir nefes alıp "Ah!" diyerek o sıkıntıyı dışarı attığınızda gelen o rahatlama hissi... İşte Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri, koca kainatın yaratılışını bu muazzam metaforla, yani "Nefes-i Rahmânî" (Rahman'ın Nefesi) ile açıklar.
O'na göre evren, bir patlama (Big Bang) ile değil; İlahi bir "Nefes" ve merhamet dolu bir "Söz" ile var olmuştur.
İsimlerin Sıkıntısı ve "Ah" Sesi
Tasavvufi kozmolojiye göre, yaratılıştan önce Allah'ın İsimleri (Esma-ül Hüsna) bilinmemekten dolayı bir "Sıkıntı" (Kerb) halindeydiler.
- El-Hâlık (Yaratıcı) ismi: Yaratmak istiyordu ama ortada mahlukat yoktu.
- El-Rezzâk (Rızık Veren) ismi: Rızık vermek istiyordu ama rızkı yiyecek kimse yoktu.
Her Şey Bir "Kelime"dir
Biz konuşurken nefesimiz ağzımızdan çıkar ve harflere, kelimelere dönüşür. İbnü'l-Arabî der ki: "Kainat da Allah'ın kelimeleridir."
Yani;
- Bir Ağaç, Allah'ın bir kelimesidir.
- Bir Dağ, Allah'ın bir cümlesidir.
- İnsan ise Allah'ın en kapsamlı kitabı, yani Kur'an'dır.
Kelimeler Tükenmez
Kur'an-ı Kerim'de "Denizler mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri (yaratması) bitmeden denizler tükenirdi" (Kehf, 109) buyrulur. Nefes-i Rahmânî süreklidir; her an yeni bir "Ah", yeni bir nefes ve yeni bir yaratılış vardır. Evren her an yok olur ve bu nefesle yeniden var edilir (Teceddüd-ü Emsal).
Kelimelerin Kökeni: Ayan-ı Sabite
Bu kelimelerin (varlıkların) manaları nereden geliyor? İlahi ilimdeki "Sabit Kodlar"ımızı hatırlamak için önceki yazımızı okuyabilirsiniz.
👉 Ayan-ı Sabite ve Kader YazısıSen Hangi Kelimesin?
Kendine bak ve düşün: "Ben Allah'ın hangi cümlesiyim?" Nefes-i Rahmânî, senin varlığının sebebidir. Aldığın her nefes, O'nun nefesinden bir parçadır. Bu yüzden insan, konuştuğunda güzel söz söylemeli; çünkü ağzından çıkan her harf, o ilk yaratılış nefesinin bir taklididir.
Nefesiniz hayır, sözünüz nur olsun.
(Editör: Sevda Ç.)
