Manevi yolculuğun beşinci basamağı olan Nefs-i Radiye, ismini kulun Rabbinden tam bir hoşnutlukla razı olmasından alır. Nefs-i Mutmainne durağında huzura eren yolcu, bu makamda o huzuru bir adım öteye taşıyarak mutlak teslimiyete dönüştürür. Fecr Suresi'nde buyurulan "Sen O'ndan razı olarak..." (Fecr, 28) hitabı, bu makamdaki ruhun halini betimler. Burada artık itiraz bitmiş, yerini "Lütfun da hoş, kahrın da hoş" diyen derin bir aşka bırakmıştır.
Kavram Rehberi: Radiye Mertebesi Terimleri
- Rıza: Başa gelen her türlü kaza ve kaderi gönül hoşluğuyla karşılamak.
- Teslimiyet: Kendi iradesini tamamen Allah'ın iradesine bağlamak.
- Tevfiz: Bütün işlerini ve sonucunu Allah'a havale etmek.
- Sabr-ı Cemil: Hiç kimseye şikayet etmeden, sadece Allah'a arz ederek sabretmek.
- Ünsiyet: Allah ile olan beraberlikten duyulan manevi yakınlık ve dostluk.
Bu makamdaki bir gönül için dünya artık bir imtihan yeri olmaktan çıkmış, bir tecelli sahnesine dönüşmüştür. İmam Gazali, rıza makamını sevenin sevdiğinden gelen her şeyi tatlı bulmasına benzetir. Seven kişi için sevgilisinin verdiği acı, başkasının verdiği baldan daha lezzetlidir. Mevlana Celaleddin Rumi ise bu mertebeyi, bir meyvenin tam olgunlaşıp dalından düşmeye hazır olması gibi tarif eder. Mevlana'ya göre, rıza makamına eren kişi için artık "keşke" kelimesi lügatten silinmiştir; çünkü o, her olanın en hayırlı olduğunu yakin ile bilir.
Manevi Gözlem: Radiye Makamının İzleri
Nefs-i Radiye mertebesine ulaşan bir insan, olaylar karşısında sarsılmaz bir dengeye kavuşur. Aşağıdaki maddeler, bu yüksek teslimiyetin hayatınızdaki yansımalarını fark etmeniz için bir muhasebe aynasıdır:
Rıza ve Muhabbet Muhasebesi
- Büyük bir musibetle karşılaştığımda dahi kalbimde bir itiraz yükselmiyor, aksine "Rabbim böyle dilediyse bir bildiği vardır" diyebiliyor muyum?
- Duamın kabul edilmemesi veya istediğim bir şeyin olmaması durumunda, en ufak bir kırgınlık hissetmeden aynı iştiyakla şükredebiliyor muyum?
- Benim için "hayır" veya "şer" kavramları ortadan kalktı mı? Her şeyi "Hakk'tan gelen bir hediye" olarak görebiliyor muyum?
- İnsanların bana yaptığı kötülükleri, onların birer "kader vasıtası" olduğunu düşünerek kolayca affedebiliyor muyum?
- Geçmişteki kayıplarım için hüzünlenmeyi, gelecek için kaygı duymayı tamamen bıraktım mı?
- İçimde sürekli bir bayram havası, bir manevi ünsiyet ve huzur hali hakim mi?
Rıza Makamında Derinleşmek
Bu makam, kulun kendi varlığını Allah'ın varlığında eritmeye başladığı yerdir. Muhyiddin İbnü’l-Arabi, rızanın sadece dille "razıyım" demek olmadığını, kalbin her atışında bu rızayı hissetmek olduğunu söyler. Bu durakta kul, artık sadece kendisi için değil, tüm mahlukatın hayrı için dua eden bir "merhamet pınarı" haline gelir. Abdülkadir Geylani hazretleri ise bu makamdaki kulun durumunu; "Rıza yolunda yürüyen kişi, Allah'ın kaza ve kader rüzgarlarının önünde uçuşan bir yaprak gibi hafiftir" şeklinde betimler.
Rıza Halini Güçlendiren Manevi Reçete
Kalbi Sevgiyle Sabitleyen Esmalar
Rıza halinin kökleşmesi ve "Razı Olunmuş" makama geçebilmek için şu esmalar tavsiye edilir:
- Ya Vedud: Mahlukatı ve Yaradan'ı sonsuz bir sevgiyle sevmek, her şeyde sevgiyi görmek için.
- Ya Vekil: Tüm işleri en güzel şekilde yönetene tam bir güvenle havale etmek için.
- Ya Rauf: Kalbin merhametle dolması ve ilahi şefkatin her haliyle razı olunması için.
Sonuç: Sevgide Yok Oluş
Nefs-i Radiye, kulu gerçek özgürlüğe kavuşturan bir cennet bahçesidir. Kendi isteklerinden vazgeçip Mevla'nın isteğine ram olan kişi için artık ne korku ne de keder vardır. Bu makamın hemen sonrası, Allah'ın da kulundan razı olduğu Nefs-i Mardiyye makamıdır. Hz. Ali (r.a)'ın buyurduğu gibi: "Rıza, kalbin en büyük ibadetidir."
Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.
(Editör: Sevda Ç.)
