Manevi derecelerin altıncı basamağı olan Nefs-i Mardiyye, "razı olunmuş nefs" anlamına gelir. Bir önceki makam olan Radiye'de kul Rabbinden razı olmuştu; bu makamda ise ilahi bir lütuf olarak Allah da kulundan razı olduğunu kulun kalbine bildirir. Fecr Suresi’ndeki "...O da senden razı olarak" (Fecr, 28) ifadesi, bu makamdaki ruhun ulaştığı şerefi müjdeler. Bu durak, kulun kendi varlığından tamamen geçip Hakk'ın varlığıyla beka bulmaya başladığı bir ihsan mertebesidir.
Kavram Rehberi: Mardiyye Mertebesi Terimleri
- Mardiyye: Allah'ın beğendiği, kabul ettiği ve razı olduğu hal.
- İhsan: Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmek ve her an O'nun huzurunda olduğunun bilinciyle yaşamak.
- Fena-fillah: Kulun kendi benliğini Allah'ın iradesinde eritmesi, yok etmesi.
- Keramet: Allah'ın sevdiği kullarına ihsan ettiği olağanüstü manevi haller ve ikramlar.
- Şuhud: Kalp gözüyle ilahi gerçekleri ve esmaların tecellilerini müşahede etmek.
Bu makamdaki bir mümin, adeta yeryüzünde yürüyen bir rahmet bulutu gibidir. İmam Gazali, Mardiyye makamındaki kulu, güneşten aldığı ışığı dünyaya yansıtan aya benzetir. Onun artık şahsi bir davası, nefsi bir arzusu kalmamıştır; o sadece Hakk'ın rızasının aynasıdır. Mevlana Celaleddin Rumi bu hali "Bakırın altına dönüşmesi" olarak tarif eder. Artık nefs, o eski hırçın ve bencil halinden tamamen soyunmuş, ilahi bir ahlakla boyanmıştır. Mevlana'ya göre bu makamdaki kişi, her şeye Hakk'ın nazarıyla baktığı için kimseden incinmez ve kimseyi incitmez.
Manevi Gözlem: Razı Olunmuş Bir Ruhun Sıfatları
Nefs-i Mardiyye makamına ulaşan bir gönülde, beşeri sıfatlar yerini ilahi ahlaka bırakır. Aşağıdaki maddeler, bu yüksek manevi şerefin yansımalarını fark etmeniz için bir muhasebe aynasıdır:
İhsan ve Ahlak Muhasebesi
- Kusurları örtmede gece gibi, merhamette güneş gibi, tevazuda toprak gibi bir hal sergileyebiliyor muyum?
- İnsanların bana yaptığı kötülüklere karşı sadece sabretmekle kalmayıp, onlara iyilikle mukabele etme arzusu duyuyor muyum?
- Kalbimde tüm mahlukata karşı sonsuz bir şefkat uyanıyor ve her varlığı "Yaradan'dan ötürü" canımdan çok sevebiliyor muyum?
- İbadetlerimde, dualarımda ve günlük işlerimde Allah’ın beni her an izlediği bilinciyle (murakabe) hareket ediyor muyum?
- Maddi ve manevi her türlü ikramı kendimden değil, doğrudan Hakk'tan bilip tam bir hiçlik hissine büründüm mü?
- Dilimden zikir, kalbimden fikir, ruhumdan şükür hiç eksilmiyor mu?
Mardiyye Makamında Edebi Korumak
Bu makam, velayetin en parlak olduğu noktalardan biridir ancak edep burada her zamankinden daha önemlidir. Muhyiddin İbnü’l-Arabi, Allah'ın razı olduğu kulun, halkın arasında Hakk ile beraber olduğunu söyler. Bu kişi, insanlara karşı son derece nazik, mütevazı ve hizmet ehli olur. Abdülkadir Geylani hazretleri ise bu duraktaki kulun en büyük özelliğinin "halkı Hakk'a davet etmekteki samimiyeti" olduğunu belirtir. O, artık bir hidayet vesilesidir.
İlahi Rızayı Perçinleyen Manevi Reçete
Nuru Artıran İlahi İsimler
Razı olunmuşluk halinin devamı ve kâmil bir ahlaka bürünmek için şu esmaların zikri tavsiye edilir:
- Ya Kayyum: Manevi makamda sabit kalmak ve her an Allah ile ayakta durmak için.
- Ya Rahman: Tüm yaratılmışlara şefkatle bakabilmek ve ilahi rahmetin tecelligahı olmak için.
- Ya Nur: Kalbin, zihnin ve bedenin ilahi nurla aydınlanması, karanlıklardan tamamen arınmak için.
Sonuç: Cennetin Dünyadaki Gölgesi
Nefs-i Mardiyye, kulun dünyada tadabileceği en büyük manevi lezzettir. Bu makama eren kişi için cennet, sadece ahirette gidilecek bir yer değil, kalbinde taşıdığı bir haldir. Allah'ın razı olduğu bu ruhlar, cemiyetin manevi direkleridir. Yolculuğun son durağı, tüm bu güzelliklerin kemale erdiği Nefs-i Safiye makamıdır. Hz. Ali (r.a)'ın buyurduğu gibi: "Allah bir kuldan razı olursa, onun kalbini hikmetle doldurur."
Sevgi ve dua ile kalın. Allah'a emanet olun.
(Editör: Sevda Ç.)
